Anasayfa / FRAUD / Pandemi Sürecinin Kart Dolandırıcılığına Etkisi

Pandemi Sürecinin Kart Dolandırıcılığına Etkisi

COVID-19 salgını belirsizlik yaratmaya devam ederken, aynı zamanda bazı Fintech’ler için yeni fırsatlar yaratıyor. Dünya çapında sosyal mesafeyi koruma gereksinimi arttıkça, dijital finansal hizmetler ve e-ticaret kullanımında önemli ölçüde bir artış gözlemleniyor. Fintech’ler bu fırsatı itibarlarını artırmak ve pandemi etkisi geçtikten sonra daha da güçlenmek için kullanmaya çalışıyorlar. Diğer taraftan ise koronavirüs salgını sonucunda dijital finansal hizmetler ve e-ticaret kullanımındaki artış ile birlikte kart dolandırıcılık vakaları da  artış gösterdi.

The Wall Street Journal’in, Fidelity National Information Services’in verilerine dayanarak yaptığı açıklamada, pandemi sonrasında kart dolandırıcılık işlemlerinin hacmi yıllık bazda % 35 arttı. Pandemi sürecinde tüketici harcamaları düşük seviyelere inerken, kart dolandırıcılığında keskin artış geldi. İşlemlerin daha büyük bir kısmı sahtekarlığa dönüştüğü için kart çıkaran kuruluşlar ve e-ticaret firmaları önemli maliyetlerle karşılaşıyorlar. Dolandırıcılık girişimlerindeki artış, kötüleşen ekonomik ortamda Finrech’leri ve e-ticaret firmalarını zor durumda bırakıyor.

Kart dolandırıcılığı ile mücadele bir disiplindir. Dolandırıcılardan bir adım önde olmak, olası hasarı en aza indirilmesine yardımcı olur. Dolandırıcılardan bir adım önde olmak için güncel dolandırıcılık trendlerini takip etmek ve  alınması gereken tedbirleri bilmek gerekir. Pandemi sürecinde dikkat edilmesi gereken dolandırıcılık trendlerini ve alınacak tedbirleri aşağıda özetlemeye çalıştım.

Tüketiciler sürekli olarak koronavirüs salgınıyla ilgili güncellemeler ve yeni bilgiler aradıklarından, bundan faydalanan bilgisayar korsanlarının olduğunun farkında olunması gerekir. Gelen kutularının çoğu, ister alışveriş yaptığımız mağazalardan, ister yemek yediğimiz restoranlardan veya kullandığımız uygulamalardan olsun, muhtemelen koronavirüs güncellemeleriyle dolup taşıyor. Ancak hangi e-postaları açıp tıkladığınız konusunda dikkatli olunmalı ve mali bilgiler asla bu e-posta taleplerinde paylaşılmamalı.

Şüpheli e-postalara ve bağlantılara tıklamak yalnızca bilgisayarınızı kötü amaçlı yazılımlara karşı riske atmakla kalmaz, aynı zamanda bir bilgisayar korsanının online kaydetmiş olabileceğiniz herhangi bir kart bilgisine erişim sağlamasına yardımcı olabilir. Dolandırıcılar, kurbanlarının hassas kart bilgilerini ele geçirmek veya hileli hayır kurumlarına bağış yapmaları için kandırmak için kötü niyetli ekler veya sahte web sitelerine bağlantılar içeren e-postalar gönderebilir. Bu tip koronavirüs dolandırıcılığından korunmak için, tanıdık olmayan web sitelerine hassas kart verilerini girmekten kaçının. Ek olarak, bağlantılara tıklamadan adınız veya telefon numaranız gibi temel kişisel bilgilerinizi vermeden önce iletişim kurulan e-posta adresini kontrol etmenizde fayda var. Aynı şekilde, bilinmeyen bir e-posta adresi veya telefon numarası sizden finansal bilgi istemeye çalışırsa, isteklerini göz ardı etmelisiniz.

Ayrıca yine artış gösteren bir diğer kart dolandırıcılığı trendi de ön ödeme karşılığında size temizlik veya tıbbi malzemeler satmayı teklif eden tanımadığınız kişilerdir. PayPal, BKM Express veya benzeri ödeme hizmetleri kullanıyorsanız, yalnızca kişisel olarak tanıdığınız kişilere para gönderdiğinizden emin olun.

Pandemi sırasında uzun süreli uzaktan çalışmaya alışmak zorunda kalacağız gibi duruyor. Çoğu işletme ve ofis, sosyal mesafe gerekliliği nedeniyle çok hızlı bir şekilde uzaktan çalışmaya geçmek zorunda kaldı. Bu da önemli ölçüde uzaktan erişim teknolojisini kullanan işgücü yarattı. Uzaktan erişim teknolojisi ile kritik varlıklara ve uygulamalara güvenli bir şekilde ulaşmak önemli. Bunun çözümü de ancak güçlü bir güvenlik ve gizlilik temeline oturmuş uzaktan erişim altyapısını sağlamaktır. Aksi takdirde iş operasyonları dolandırıcılık ve sahtekarlık girişimlerine karşı zaafiyet gösterir.

Pandemi öncesi bir dünyada, dolandırıcılık girişimlerine karşı dijital kimlik doğrulaması zaten önemli bir konuydu. Artık bankalar ve Fintech’ler neredeyse tamamen online tüketicilerle çalıştıklarından, kullanıcıların kimliklerini uzaktan doğrulayan hizmetlere artan bir ihtiyaç var. Neyse ki, bankaların ve Fintech’lerin online olarak müşterilerine daha iyi hizmet vermelerine yardımcı olmak için Müşterinizi Tanıyın (KYC) ve Kara Para Aklama Önleme (AML) araçlarından blockchain tabanlı kimlik ağlarına kadar çok çeşitli anlık kimlik doğrulama yöntemleri var. Ama yine de  COVID-19 ile birlikte iş modellerindeki değişiklikler ve e-ticarete geçiş süreci, aynı zamanda mevcut dolandırıcılık algılama modellerinin “yeni” ile yeniden güncellenmesi gerektiğini işaret ediyor.

About ibrahim kudret elçiboğa

1980 yılında İstanbul’da doğan İbrahim Kudret ELÇİBOĞA, İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Fizik Bölümünden mezun oldu. Yine aynı üniversitede; İktisadi ve İdari Bilimler Enstitüsü’nde İşletme üzerine tezsiz yüksek lisans yaptı. Asteğmen olarak askerlik görevini tamamladıktan sonra, 1,5 yıl süreyle Akbank Çağrı Merkezi’nde Müşteri Temsilcisi olarak çalıştı. Daha sonra HSBC’de Chargeback uzmanı olarak 2 yıl görev aldı. 2008-2014 yılları arasında TEB bankasında Chargeback Yöneticisi olarak görev aldıktan sonra, 2014 yılında Atlasglobal Havayolları’nda Ödeme Sistemleri ve Fraud & Chargeback Müdürü olarak olarak göreve başladı. Hala aynı firmada görevini sürdüren İbrahim Kudret ELÇİBOĞA, fraud,chargeback,risk yönetimi,ödeme sistemleri ve e-ticaret hakkında görüşlerini ve makalelerini fraudandchargeback.com adlı kişisel sitesi üzerinden paylaşmaktadır. Ayrıca Fintechtime dergisi için uzmanlık alanları ile ilgili köşesinde makaleler yazmayı sürdürmektedir. Bunun yanında konusu ile ilgili çeşitli dergi ve internet sitelerinde yayınlanmış birçok makaleleri bulunmaktadır.

Check Also

Kart Dolandırıcılığı ile İlgili Yaptırımları Düzenleyen Yasalar

5464 sayılı yasadan önce ilgili cezai yaptırım düzenlemeleri 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer almaktaydı. …

google-site-verification: google7ccb9e19d250d7da.html